<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MUHLİSLER &#8211; Kent Havadis</title>
	<atom:link href="https://kenthavadis.com/etiket/muhlisler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kenthavadis.com</link>
	<description>Bağımsız Yerel Siyasi ve Ekonomi Gazetesi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2020 21:37:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://kenthavadis.com/wp-content/uploads/2026/04/cropped-kent-havadis-150x150.webp</url>
	<title>MUHLİSLER &#8211; Kent Havadis</title>
	<link>https://kenthavadis.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>MUHLİSLER</title>
		<link>https://kenthavadis.com/muhlisler.html</link>
					<comments>https://kenthavadis.com/muhlisler.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Havadis]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2020 21:16:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Abdulcabbar BORAN]]></category>
		<category><![CDATA[MUHLİSLER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://kenthavadis.com/?p=2462</guid>

					<description><![CDATA[Beyyine Suresinin 5. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ şöyle buyurmaktadır: 98/BEYYİNE-5:&#160;Ve mâ umirû illâ li ya&#8217;budûllâhe muhlisîne lehud dîne hunefâe ve yukîmûs salâte ve yu&#8217;tûz zekâte ve zâlike dînul kayyimeh(kayyimeti). Ve onlar, Allah için hanifler olarak dînde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte kayyum [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Beyyine Suresinin 5.
âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ şöyle buyurmaktadır:</p>



<p><strong><em>98/BEYYİNE-5:&nbsp;Ve mâ umirû illâ li
ya&#8217;budûllâhe muhlisîne lehud dîne hunefâe ve yukîmûs salâte ve yu&#8217;tûz zekâte ve
zâlike dînul kayyimeh(kayyimeti). </em></strong></p>



<p>Ve onlar, Allah için hanifler olarak dînde halis kullar olmaktan
(nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka
bir şeyle emrolunmadılar. İşte kayyum dîn (kıyâmete kadar devam edecek dîn)
budur.</p>



<p>Beyyine Suresinin 5. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ: “<strong><em>muhlisîne</em></strong> <strong><em>lehud dîne</em></strong>
<strong><em>hunefâe</em></strong><em>”</em> ifadesinde, hanifler
olarak muhlisler (halis olmuş kullar) olmamızı emrediyor. Bu nokta Tövbe-i
Nasuh’tur.</p>



<p>Bir insanın bu noktaya gelebilmesi için önce Allah’a ulaşmayı dilemesi,
mürşidine ihsanla tâbî olması, ruhun vücudundan ayrılması ve Allah’a ulaşması,
zikrini 18 saatin ötesine taşıyarak fizik vücudunu Allah’a teslim etmesi, daimî
zikirle ulûl’elbab olması gerekir. </p>



<p>Daha sonra Allahû Tealâ bu kişiye
ulûl’elbab makamında yerlerin melekûtunu (yer katlarını) gösterdikten sonra, arkasından 1. gök katını göstermiştir. Bu noktadan sonra kişi
ulûl’elbab olmayı aşmıştır ve muhlis olmuştur. 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7. gök katlarının
bütün özellikleri muhlis olan kişinin üzerinde
tecelli eder.</p>



<p>Zemin kat, Dünyamızdır. Bu dünyada devrin imamının dergahı söz
konusudur. Zemin katın en büyük özelliği budur. Devrin imamının dergahını Allahû
Tealâ bu gezegenin manevî muhtevasında tesis etmiştir. Orada altın kapı vardır.
Bu kapı, yaklaşık olarak 4m. yüksekliğinde 1,5 metre genişliğinde, üzerinde 30 cm. büyüklüğünde çapraz
çizgilerle baklava dilimleri olan ve üzerinde tokmak olmayan tek kanatlı bir
kapıdır.</p>



<p>Allah&#8217;a ulaşacak olan ruhlar oradan yükselecekleri
zaman, kapı otomatik olarak açılır ve herkes ayrıldıktan sonra kapı otomatik
olarak kapanır. İnsan ruhlarının safları 10’arlık saflar halindedir. Ön sıra
erkeklerden, arka sıra kadınlardan oluşur. Ön safın sağ kenarında Sağ Kanat
Velîsi, sol kenarında Sol Kanat Velîsi durur. </p>



<p>İşte bu insan ruhları Allah’a doğru bir yolculuk yapmak
üzere seyr-i sülûk yapmak üzere orada dururlar. Bu öyle bir yolculuktur ki
yolculardan bir kısmı 1. kata kadar çıkmak yetkisinin sahibidir, oraya ulaşır
ve orada kalırlar. Geri kalanlar 2. kata yükselir ve orada kalacak olanlar 2.
kattaki dergaha bir kapıdan girerler. Bu kapının
iki tarafında Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) ve devrin imamı beraberdirler. Gelen
ruhların hepsi, önce sağ kanat velîsi el öperek sağ başta yer alır. İçeride suvarılma
havuzlarının bulunduğu bölümde sonra sol kanat velîsi el öper ve sol başta yerini
alır. Sonra hanım sultan el öper ve en solda yerini alır. Ayakta onlar bu
noktadayken onların arkalarında yaklaşık 2m. 20cm. yüksekliğinde, yerden yükseltilmiş
şeffaf havuzlar vardır. Bu havuzlar şeffaf bir görünüme sahiptir ve içleri
turuncu renkte bir şeffaf sıvı ile doludur. </p>



<p>Geriye
kalanlar yukarı doğru çıkmış olan bu havuzların arka tarafındaki zemine uçarak
gelirler ve orada sıralanırlar. Onların en sonundakiler suvarılacak olanlardır,
sağdan sola doğru birer birer gelip havuzların birer kişilik bölümlerinde yer
alırlar. Ruhlar nefes almadıkları için boyları ne olursa olsun 2m. 20cm.’lik
açık turuncu renkteki bir sıvı onların görünmelerine engel teşkil etmez, dışarıdan
net olarak görünürler. Daha ilginci, onların elbiseleri ıslanmaz, bu sıvı, onların
elbiselerini ıslatacak olan bir özellik taşımaz.</p>



<p>Sevgili kardeşlerim, Osmanlı&nbsp; “<strong><em>ilah-i kelimetullah” </em></strong>için, Allah
kelimesinin ilelebed devam etmesi için harbetmiştir. Allahû Tealâ’nın bütün
insanlara emretiği şey hep aynıdır: <strong>Allahû Tealâ,<em> Hanifler&nbsp; olarak muhlisler olmamızı </em>emrediyor.<em>&nbsp; </em></strong></p>



<p>Muhlis, “hâlis” demektir. Bir insanın nefsinin
kalbi daha evvelki Ulûl’Elbab mertebesinde daimî zikrin sahibi olmuştur.</p>



<p>Lübblerin sahibi ulûl’elbab, kalb
gözü ve kalb kulağı açık olmayanların direkt olarak alamayacağı ilmin sahipleri
demektir.</p>



<p>İnsanlar, eğer kendileri böyle bir
yetkinin sahipleri değillerse başka insanların da böyle bir yetkinin sahibi
olamayacağını düşünürler. Halbuki Kur’ân-ı Kerim’e baktığımız zaman, Allah’ın
orada vaaz ettiği yedi safha ve dört teslimde; Ulûl’Elbab, İhlâs ve Salâh
Kademelerinde bulunanların Allah ile konuşabildiklerini, Salâh Makamının 5.
mertebesinde olanların ise iradelerini de Allah’a teslim ettiklerinden dolayı
İrşad Makamına tayin edildiklerini görüyoruz. </p>



<p>Öyleyse Muhlis olma Kademesi Salâh Kademesinden
önce gelir. İşte âyette (Beyyine-5’te) dînlerinde hâlis olmuş, muhlisler %98
fazl ve %2 rahmet elde ederek tamamen nefsin afetlerinden arınmıştır.</p>



<p>Ulûl’elbab Makamında kişiye sadece
yerlerin melekûtu (yedi yer katı ve cehennemler ve devrin imamının dergahı) gösterilir.
Zemin kat bir orta noktadır, aşağı doğru inen cehennemler eksi işaret taşırlar
ve sıfırın altındaki koordinatları gösterirler. Yukarı doğru çıkan gök katları
artı işaret taşırlar ve 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7. gök katı olarak devam ederler. </p>



<p>Allah’ın sistemi yedili sistem
üzerinedir! Daha sonra yedi tane âlem geçilecektir:</p>



<p><strong>1) Kader Hücreleri</strong></p>



<p><strong>2) Ümmül Kitap</strong></p>



<p>On
katlı bir apartman büyüklüğünde, boşlukta, son sayfası açık olarak duran bir
kitaptır. O bir ispat vasıtasıdır, oraya çıkıp görebilene son kitabın bir
şeriat kitabı değil de bir sohbet kitabi olduğunu ve kime indirildiği açık ve
kesin bir şekilde orada ortaya çıkar. </p>



<p><strong>3) Kudret Denizi</strong></p>



<p>Hani şu Yûnus’un
<em>“Şol kudret denizine daldık
elhamdülillah” </em>diyerek ifade ettiği âlem burasıdır. Bu seviyeye yükselmiş
bütün evliyalara ait ruhlar orada o denize dalarlar ve denizin derinliklerinde
olanları görürler. Neler gördüklerini belki söyleyenler olur.</p>



<p><strong>4) Makam-ı Mahmud</strong></p>



<p>Peygamber
Efendimiz (S.A.V) ve sahâbesi orada birlikte ve bu kademeye yükselen ruhlar
kafilesini beraberinde getiren devrin imamının oraya ulaşarak Peygamber
Efendimiz (S.A.V)’in yanında yerini alır. Kafile aşağı inene kadar o orada
kalacaktır.</p>



<p><strong>5) Divan-ı Sâlihin</strong> </p>



<p>Peygamber
Efendimiz (S.A.V) kafilenin sağ başında olarak oraya yükselmiştir, orada kalır.
Divan-ı Sâlihin’de, şu anda başkanlığını yapmakta olan zamanımızın Gavsından
görevi devralır. Ne zamana kadar? Ta ki burada bulunan kafile zikir hücrelerine
ulaşsınlar ve oradaki zikirlerini tamamlasınlar ve tekrar dönüş için harekete
geçsinler. Dönüşte, onun bulunduğu yere ulaştıklarında Peygamber Efendimiz (S.A.V)
katılacak ve devrin imamıyla birlikte tekrar ikinci kata ineceklerdir ve orada
kalacaklardır.</p>



<p><strong>6) ZikirHücreleri</strong></p>



<p><strong>7) İnd-i İlâhi</strong></p>



<p><em>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </em>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Dr. Abdulcabbar BORAN</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kenthavadis.com/muhlisler.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
