Advertisement

Hüseyin Avni Mutlu Silivri Cezaevi’nde

Eski İstanbul Valisi Mutlu’nun da  aralarında bulunduğu 12 şüpheli, çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine  ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan eski İstanbul Valisi Hüseyin  Avni Mutlu’nun da aralarında bulunduğu 12 şüpheli, “terör örgütüne üye olmak”  suçundan tutuklandı.

Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne getirilen 8 vali, 1 vali yardımcısı  ve 3 kaymakamın hakimlik işlemleri sona erdi. Nöbetçi İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği, eski İstanbul Valisi  Mutlu’nun da aralarında bulunduğu şüphelilerin “terör örgütüne üye olmak”  suçundan tutuklanmalarına karar verdi. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası gözaltına alınan İstanbul eski Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun da aralarında bulunduğu 11 şüpheli çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Tutuklanan Mutlu ve diğer şüpheliler saat 04.00 sıralarında iki çevik kuvvet otobüsüyle Silivri Cezaevi’nde getirildi.

VALİ MUTLU’NUN HAKİMLİK İFADESİ

Vali Mutlu’nun hakimlik ifadesinde “Ben daha önce meslek hayatıma Kocaeli’nde kaymakam adayı olarak başladım. Bursa Büyükorhan Kaymakamlığı, daha sonra Amerika’da dil eğitimi için bakanlığım tarafından görevlendirildim. Bilahare Silopi Kaymakamı, Şırnak Vali Yardımcısı, Ecabat Kaymakamı, Çanakkale Vali Yardımcısı, Bağcılar Kaymakamı görevlerinde bulunduktan sonra Siirt ve Diyarbakır Valiliği görevlerinden sonra İstanbul Valiliği’ne 2010 Mayıs ayında atandım. 2014 Eylül ayında da Merkez Valiliği’ne tayin oldum. O tarihten itibaren de Merkez Valisi olarak görev yapıyorum” dediği öğrenildi.

“GÖREV YAPTIĞIM BU SÜREDE AKIN ÖZTÜRK DİYARBAKIR’DA 2. ANAJET ÜST KOMUTANLIĞI’NI YÜRÜTÜYORDU. BU MESAİ VESİLESİ İLE KENDİSİNİ TANIRIM”

Cep telefonunda ’Paşa Akın Öztürk’ olarak kayıtlı olan kişinin Akın Öztürk olduğunu belirten Vali Mutlu’nun, “Diyarbakır Valisi olarak 2007-2010 yıllarında görev yaptım. Görev yaptığım bu sürede Akın Öztürk Diyarbakır’da 2. Anajet Üst Komutanlığı’nı yürütüyordu. Bu mesai vesilesi ile kendisini tanırım. Bunun dışında kendisi ile bu soruşturma evrakı içerisinde bahsedildiği şekilde cunta girişimi, ihtilal teşebbüsü konusunda hiçbir temas, ilgi, irtibar söz konusu değildir. Bendeki kaydı 2007 yılılından itibaren vali olmamdan kaynaklı bir kayıttır, yeni bir kayıt değildir” ifadelerini kullandığı kaydedildi.

“KİTAPLAR BANA AİT DEĞİLDİR”

Evinde ele geçirilen 2 adet Gülen hareketi ve Türk okulları kitaplarına ilişkin olarak Vali Mutlu’nun şu beyanlarda bulunduğu öğrenildi: “Kitaplığımda bu yapı ile ilgili bütün kitapları özellikle 17-25 Aralık hukuk darbesi sonrasında kaldırdım ve kitaplığımda bu yapının fikrini düşüncelerini ifade eden kitaplarımı kitaplığımdan çıkarttım. Ben evimde aynı zamanda baldızım ile de kalıyorum. Kendisi 2 çocuğu ile birlikte bizim yanımızda kalırlar eşinden ayrıdırlar. 4 yıla yakın bir süredir yanımdadırlar. Gerek kendisi gerekse üniversite okuyan çocuğu kitaba düşkündürler, okumaya meraklılar ve kitaplığımızı da evimiz gibi paylaşıyoruz. Muhtemelen baldızım veyahut oğluna ait olabilir, bana ait değildir. Bana ait olsaydı zaten daha öncede arz ettiğim gibi evimde bu tarz kitapları çıkarttım”

“GÜLEN İLE YÜZYÜZE BİR GÖRÜŞMEM YOKTUR, BİR TELEFON GÖRÜŞMEMİZ VARDIR”

“FETÖ silahlı terör örgütünün elebaşısı Fetullah Gülen ile yüzyüze bir görüşmem yoktur” diyen Mutlu’nun , “Bir telefon görüşmemiz vardır, şöyle vuku buldu; İstanbul Valiliğim dönemimde ziyarete gelen pek çok kişi kurum kuruluşlar oluyordu. Bu ziyarete gelen şimdi tam hatırlayamadığım bir sivil toplum kuruluşu bu ziyaretleri sırasında ABD’ye yakında gideceklerini ve orada bir geçmiş olsun dileğinde bulunacaklarını ifade ettiler. O günlerde önemli bir rahatsızlık geçirdiği hatta hastaneye kaldırıldığı konusunda çok yoğun bilgi paylaşılmıştı. Tarihini hatırlamıyorum 2011 ya da 2012 yolları olabilir beni ziyarete gelen kişiler hastalık konusunda konuşuldu. Bu maksatlı ziyaret yapılacağından geleneklerimizeden gelen bizim geçmiş olsun dileklerimizi iletiniz şeklinde çok doğal her öllünün arkasından başsağlığı, her hasta olan kişiye geçmiş olsun dileğinde bulunmak örf adetlerimizde var olan bir uygulamadır. Ben bu gaye ile hareket ettim. Bir müddet sonra ifadem de de belirttim telefonumdan Zaman Gazetesi Genel Müdürü Ekrem Dumanlı direkt olark kendisi çıkarak Amerika’dan aradığını ifade ettiler. ’Sizin geçmiş olsun dileklerinizde iletilmiş bu vesile ile Fetullah Gülen de size bir teşekkür de bulunmak isterler’ diyerek telefonu Fetullah Gülen’e vereceğini söyleyerek bir görüşme yaptırdırlar. Fetullah Gülen ile tek görüşmemiz budur. Çok kısadır,  ’bana göndermiş olduğunuz geçmiş olsun dileklerinizi aldım, teşekkür ederim’  dedi. Bunun dışında görüşmede başkaca hiç bir husus olmamıştır. Benim de bir talebim olmamıştır” şeklinde konuştuğu belirtildi.

“SUÇ YAPILANMALARI İLE HİÇBİR ŞEKİLDE HAYATIM BOYUNCA İRTİBATIM OLMAMIŞTIR”

17 Temmuz 2016 tarihinde açığa aldınığını belirten Mutlu’nun şunları söylediği öğrenildi: “Açıkcası böyle bir şeyi hiçbir zaman beklemiyordum. Çünkü açığa alınma gerekçemizi oluşturan suç yapılanmaları ile hiçbir şekilde hayatım boyunca irtibatım olmamıştır. Meslek hayatımı şerefle, bu devlete ve aziz millete ,onun birliğine, refahına, milli egemenliğimizin muhafazasına ve ülkemizin yüksek idealine bağlı olarak yerine getirmeye çalıştım. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenci olduğum yıllarda bu devlerin ve aziz milletin biz öğrencilere verdiği öğlen yemeğini 4 TL’ye yemiş bir vatan evladıyım. Yediğimiz bu yemeğin bedelini ödemek için hayatım boyunca devletimize hizmet ettik. Aziz devletimize ve milletimize  zeval gelmesin diye her daim dua ettik. Ve bu duamı Merkez Valiliği’ne alındığım günde basınla paylaştım. Merkez Valisi olduğum günde en ufak bir yüksünme küsme olmamıştır. Devlet memuriyetinde soruşturmalar olur, bunlar doğaldır, görevden de alınabilirsiniz”

“80 MİLYON VATAN EVLADI 24 SAAT FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ DİYE BAĞIRSA BAŞIMI BİR CM ÖNE EĞMEM, BU LEKE DE BENİM ÜSTÜMDE DURMAZ”

“Soruşturulursunuz tekrar göreve iade edilirsiniz bunların hepsini memuriyet içerisinde kabul edebilirim. Ama 246 vatan evladığını, 2500’e yakı insanımızın yaralanmasına ve milli irademize silah çekilmesine sebebiyet veren ihlal kalkışmasının ardından iki gün sonra açığa alınmayı bin yıl ömrüm olsa bin yıl boyunca reddederim. FETÖ terör örgütü ve bütün terör örgütlerini ile 17 yaşımdan beri mücadele ediyorum. İstanbul’da kaldığım yerler, yurtlar bellidir. karakterim bellidir, inançlarımın ne olduğu bellidir. Bir tek cemaatim var ümmetim, bir tek önderim var peygamberimdir. Bunun dışında önder ve cemaat tanımam beni bu şerefsizlerin arkasında takıp cuntacılarla birlikte yargılanmayı asla kabul etmiyorum. Sabaha kadar bununla ilgili konuşabilirim. Benim aziz devletim şayet benim üniversite yıllarımdan itibaren duruşumu, fikriyatımı , gönül bağımı tespit edememişte 15 Temmuz gecesi tespit etmişse ve beni FETÖ Terör örgütü olarak ilan etmişse söyleyeceğim şudur; ’ 80 milyon vatan evladı 24 saat FETÖ terör örgütü diye bağırsa başımı bir cm öne eğmem, bu leke de benim üstümde durmaz. FETÖ terör örgütü ile diğer terör örgütlerini lanetliyorum. Ayrıca ben darbenin olduğu gece Twitter hesabımdan darbeyi lanetlediğimi, hukuk önünde hesap vermeleri gerektiğini, açık ve net bir şekilde belirttim. Benim 2 milyon takipçim vardır. Bunların hepsi darbeye karşı duruşumu görmüşlerdir. Ayrıca o saatlerde hiçkimse erkenden ve darbenin en yoğun saatleriydi. Hiçbir kimse benim kadar net duruş sergilemiş midir, mukayese edilmesini istiyorum.” şeklinde konuştuğu belirtildi.

Kaynak: Milliyet

 

 

 

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir